WhatsApp

Mirasın Hükmen Reddi Nedir? Şartları ve Yargıtay Uygulaması

Mirasbırakanın vefatıyla birlikte tereke, aktif ve pasifiyle birlikte yasal ve atanmış mirasçılara kendiliğinden geçer. Külli halefiyet ilkesi gereğince mirasçı, mirasbırakanın yalnızca borcu bulunması hâlinde dahi bu borçlardan kendi malvarlığıyla ve müteselsilen sorumlu olur.

İşte mirasın hükmen reddi kurumu, borca batık miraslar nedeniyle mirasçıların ağır ve öngörülemez bir sorumluluk altına girmesini önlemek amacıyla kabul edilmiştir.

Bilindiği üzere mirasın gerçek reddi üç aylık hak düşürücü süreye tabidir. Buna karşılık mirasın hükmen reddinde bir süre sınırı bulunmamaktadır. Ancak hükmen red, mirasın otomatik olarak ortadan kalkması değil, belirli şartların gerçekleştiğinin tespiti niteliğindedir.

Bu yazıda;

  • mirasın hükmen reddinin hangi hâllerde söz konusu olduğu,
  • mirasın kabulü anlamına gelen davranışlar,
  • uygulamada nasıl ileri sürüldüğü

tüm yönleriyle ele alınacaktır.

I. Mirasın Gerçek Reddi

Mirasın gerçek reddi, mirasçının kendisine intikal eden mirası yasal süresi içinde, kayıtsız ve şartsız olarak reddetmesidir. Gerçek reddin sonucu olarak mirasçılık sıfatı, ölüm anından itibaren ortadan kalkar.

Gerçek red beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır ve çekişmesiz yargı işidir.

Bu red türünde 3 aylık hak düşürücü süre söz konusudur. Süresi içinde ret beyanında bulunmayan mirasçı, mirası kabul etmiş sayılır.

II. Mirasın Hükmen Reddi

Türk Medeni Kanunu’nun 605/2. maddesi uyarınca:

“Ölümü tarihinde mirasbırakanın borçlarını ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.”

Bu hâlde mirasın reddi için mirasçının ayrıca bir irade beyanında bulunmasına gerek yoktur. Kanun, borca batık terekenin kendiliğinden reddedildiğini kabul etmektedir.

Hükmen reddin herhangi bir süreye tabi olmaması, özellikle borçlu miraslarla karşılaşılan durumlarda mirasçılar açısından önemli bir güvencedir.

A. Mirasın Hükmen Reddinin Şartları

1. Mirasbırakanın Ödemeden Aczinin Açıkça Belli Olması

Ödemeden acz, mirasbırakanın malvarlığının borçlarını karşılamaya yetmemesi durumudur. Ölüm anında borçların, aktiflerden fazla olması gerekir.

Bu durumun herkesçe bilinir ve açık olması hâlinde hükmen reddin varlığı kabul edilmektedir.

2. Ödemeden Aczin Resmen Tespit Edilmesi

Aşağıdaki hâller, ödemeden aczin resmen tespit edildiğini gösterir:

  • Geçici veya kesin aciz belgesi
  • İflas kararı
  • Konkordato süreci
  • Tüm malvarlığı üzerinde haciz bulunması

Bu durumda terekenin borca batık olduğu, alacaklılar bakımından da objektif olarak belirlenebilir hâle gelir.

3. Mirasçıların Mirası Açık veya Örtülü Şekilde Kabul Etmemiş Olmaları

Mirasçının hükmen redden yararlanabilmesi için, mirası önceden açıkça kabul etmemiş veya kabul anlamına gelen davranışlarda bulunmamış olması gerekir.

B. Mirası Kabul Anlamına Gelen Davranışlar

1. Olağan Yönetim Dışındaki İşlemler

Terekenin korunmasına yönelik zorunlu ve olağan işlemler mirasın kabulü anlamına gelmez.
Örneğin:

  • Tereke mallarının korunması
  • Zorunlu onarımların yapılması
  • Günlük işlerin yürütülmesi

Ancak olağan yönetim sınırlarını aşan tasarruflar, mirasın örtülü kabulü sonucunu doğurabilmektedir.

Yargıtay bazı kararlarında, tereke borçlarının mirasçılar tarafından ödenmesini mirası kabul anlamında değerlendirmektedir.

2. Dava Açılması ve İcra Takipleri

TMK m.610/3 uyarınca;
zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri önlemek amacıyla açılan davalar ve başlatılan icra takipleri, mirasın kabulü sayılmamaktadır.

Yargıtay’a göre, borca batık terekeye ilişkin icra takibine itiraz edilmesi veya davalı sıfatıyla davanın takip edilmesi, terekeyi sahiplenme iradesi değil, koruma amacı taşır.

3. Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı)

Yargıtay uygulamasında, mirasçılık belgesi yalnızca mirasçılık sıfatının tespiti niteliğindedir. Tek başına mirasçılık belgesi alınması, mirasın kabul edildiği anlamına gelmez.

Ancak bu belgeye dayanılarak terekeye ait mallar üzerinde tasarruf yapılması, mirasın fiilen kabulü sonucunu doğurur.

4. Terekeye Sahip Çıkma

Tereke mallarının gizlenmesi veya kişisel mülkiyete geçirilmesi hâlinde mirasın hükmen reddi mümkün değildir.

Yargıtay’a göre:

  • Dul aylığı almak mirası kabul sayılmamaktadır.
  • Ancak murise ait tahsil edilmemiş emekli maaşının alınması, terekeye sahip çıkma olarak değerlendirilmektedir.

C. Mirasın Hükmen Reddinin İleri Sürülmesi

Hükmen red;

  • Açılmış bir davada itiraz yoluyla
  • İcra takibine itiraz yoluyla
  • Ayrı bir tespit davası açılarak

ileri sürülebilmektedir.

Tespit davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise davalı alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir.

Sonuç

Mirasın hükmen reddi, borca batık miraslar karşısında mirasçıları koruyan önemli bir hukuki mekanizmadır. Ancak her borçlu miras otomatik olarak hükmen reddedilmiş sayılmaz.

Yanlış bir işlem, mirasın kabulü sonucunu doğurabileceğinden, somut olay mutlaka uzman bir avukat tarafından değerlendirilmelidir.

Avukat Melisa Karahan
Bakırköy Avukat Bürosu

Telefon

Whatsapp

Mail